Her karşılaşma, bir öykünün başlangıcı ve ilk birkaç an, öykünün en önemli bölümleridir. İşte o anlarda oluşan ilk intiba, insan ilişkilerinden iş görüşmelerine, tanışma anlarından yeni bir ürünün tanıtımına kadar pek çok alanda kalıcı etkilere yol açar.
İş teklifini kabul ederek yeni bir işe ‘evet’ diyen aday için de onboarding (işe başlatma) süreci, işte o ‘ilk intiba’dır. Yeni işteki ilk gün için gerekli işlemlerin tamamlanması sırasındaki iletişim, ilk günde yaşanan deneyim, yönetici ve ekip ile tanışma, bilgisayarını ilk kez açma ve daha birçok an kurulan iş ilişkisinin geleceğine dair ilk izlenimleri oluşturur.
Son dönemde İnsan Kaynakları ekipleri, onboarding sürecinin sorumlusu olarak iyi bir işe başlama deneyiminin yaratacağı değerin fazlasıyla farkında. ‘Hoş geldin’ kutuları, buddy uygulamaları, tanıtım videoları gibi birçok yaratıcı fikir olumlu bir ilk izlenim için yapılanlardan sadece birkaçı.
Peki bu yapılanların yarattığı değer nedir?
Bu sorunun cevabı, BambooHR tarafından ABD’de 1.565 çalışan ve 500 İK profesyonelinin katılımı ile yapılan araştırma sonuçlarında gizli.
Bu sonuçlara göre yadsınamaz bir gerçekle karşı karşıyayız: İlk izlenimler oluştuktan sonra, onları değiştirmek çok zor. İşte bu yüzden çalışanların neredeyse üçte ikisi (%62) için işe ilk başladıkları gündeki izlenimleri hala geçerli ve %60’ı içinse ilk izlenimlerini değiştirmenin zor olduğu kabul edilen bir gerçek.
Şirketler için bunun anlamı, çalışanların uzun vadede tutulmasının dar bir fırsat penceresine bağlı olduğu. Yeni bir çalışan iki ay boyunca işte olduğunda, olumsuz ilk izlenimleri silmek neredeyse imkansız.
Diğer taraftan, mükemmel bir işe başlatma deneyimi gelecekte yıllarca fayda sağlama potansiyeline sahip.
Şimdi lütfen düşünün: Bir tarafta yetenekli bir çalışanı işe almanın maliyeti diğer tarafta çok daha az bir maliyetle oluşturabileceğiniz deneyimler. Çalışan bağlılığının kilidini, sıcak bir karşılamayla oluşturulacak ilk olumlu izlenim ile açmak sizce de çok daha kolay değil mi?
Yorumlar